SAKLIKENT-PATARA


SAKLIKENT, Kaş`a yaklaşık yarım saat uzaklıkta olan, bir doğa harikasıdır. Saklıkent kanyonu, dik yarların arasından akan suları ve serin ortamı ile yerli yabancı turistlerin uğrak yerleri haline gelmiştir. Kanyonda, uzun ve maceracı yürüyüşlere çıkabilirsiniz. Bunun yanında dağın içinden fışkıran buz gibi sularda serinleyebilir, hatta biraz da cesursanız, kendinizi yüksek debili sulara bırakabilirsiniz. Bunun yanında, yöresel yiyecekler, gözlemeler veya soğuk sıcak içecekler, bu mesire yerinde sizleri bekliyor. Saklıkent özel aracınızla, veya Kaş otogarından kalkan dolmuşlarla kolayca ulaşabilir, farklı bir gün yaşayabilirsiniz. Ayrıca Saklıkent, Patara plajına da yakınlığı ile de uğrak bir merkezdir. .

PATARA, Bati Akdeniz’de bulunan eski çağlarda Likya Uygarlığının başkentliğini yapmış bir sahil kasabasıdır. Binlerce yıllık tarihe sahip bu bölge, nefes kesen manzaralara ve el değmemiş bir plaja sahiptir. 2000 yıl önce; Patara, Likya Uygarlığının en büyük ve en önemli limanı özelliğine sahipti. Günümüzde antik şehir plaj ile birlikte koruma altına alınmıştır. Geçtiğimiz yıllarda keşfedilen tarihi deniz fenerinin, bilinen en eski deniz feneri olduğu söylenmektedir.Şehir Bizans Dönemi`nde de önemli bir konum edinmiştir. Zira `Noel Baba` olarak adlandırılan Saint-Nicholas Patara`lıdır. Hz. İsa`nın havarilerinden Saint Paul, Roma`ya gitmek için Patara`dan gemiye binmiştir ve Patara, Erken Hıristiyanlık Dönemi`nde Piskoposluk merkezi olmuştur..

Kekova-Simena

Patara`ya girilirken yol üzerinde Likya tipi Roma Devri mezar anıtları görülür. Girişte üçgözlü Zafer Takı, sular altında kalmış üç nefli Liman Kilisesi ve Hurmalık Hamamının kalıntıları vardır. Bunun 100 m. ilerisinde son kazılarda Likya şehirleri arasındaki mesafeyi gösteren yol kılavuzu bulunmuştur..